Adli Arama ve Elkoyma: Delilin Bulunması Kadar Nasıl Bulunduğu da Önemlidir
Ceza dosyalarında arama ve elkoyma, delilin en sık elde edildiği koruma tedbirlerindendir. Uyuşturucu, silah, hırsızlık, dolandırıcılık, bilişim suçları, cinsel suçlar ve örgütlü suç soruşturmalarında dosyanın kaderi çoğu zaman arama tutanağına, elkoyma işlemine ve dijital materyal incelemesine bağlıdır. Bu nedenle değerlendirme yalnızca “delil bulundu mu?” sorusuyla sınırlı yapılamaz. Delilin hangi yetkiye dayanılarak, hangi yerde, hangi kapsamda ve hangi tutanakla elde edildiği ayrıca incelenmelidir.
Adli arama ve elkoyma, kişi özgürlüğü, özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı, mülkiyet hakkı ve savunma hakkıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu yüzden kanun, arama ve elkoymayı sıkı usul kurallarına bağlamıştır. Usule aykırı şekilde yapılan bir arama sonucunda elde edilen delilin hükme esas alınıp alınamayacağı, dosyanın sonucunu değiştirebilecek kadar önemlidir.
Adli arama nedir? Önleme aramasından farkı nedir?
Adli arama, somut bir suç şüphesi üzerine şüphelinin veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi amacıyla yapılan aramadır. CMK m. 116, şüpheli veya sanığın yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa kişinin üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerlerin aranabileceğini düzenler.
Önleme araması ise suç işlenmesini veya tehlikeyi önlemeye yönelik idari nitelikli bir aramadır. Somut suç şüphesi oluşmuşsa artık mesele önleme araması çerçevesinde değil, CMK hükümlerine göre adli arama çerçevesinde değerlendirilmelidir. Özellikle uyuşturucu ve silah dosyalarında, önleme araması kararıyla yapılan işlemin gerçekte adli arama gerektirip gerektirmediği dikkatle incelenmelidir.
Şüpheli veya sanıkla ilgili arama
Şüpheli veya sanıkla ilgili aramada temel soru, aranan yerde kişinin yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe bulunup bulunmadığıdır. Makul şüphe, soyut tahmin veya genel şüphe değildir; olayla bağlantılı, denetlenebilir ve aramayı haklı gösterebilecek olgular bulunmalıdır.
Üst araması, araç araması, konut araması, işyeri araması ve eşya araması aynı ağırlıkta müdahaleler değildir. Konut ve işyeri araması daha ağır temel hak müdahalesi doğurduğu için daha sıkı denetime tabidir. Bu nedenle arama kararında aramanın yeri, amacı ve kapsamı açık olmalıdır.
Üçüncü kişilerde arama
CMK m. 117, şüpheli veya sanık dışındaki kişilerin üstü, eşyası, konutu, işyeri veya kendilerine ait diğer yerlerde arama yapılmasını düzenler. Bu arama, şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi amacıyla yapılabilir. Ancak diğer kişilerde arama yapılabilmesi için, aranılan kişinin veya delillerin belirtilen yerlerde bulunduğunu kabul etmeye imkân veren olaylar bulunmalıdır.
Bu ayrım önemlidir. Suç isnadının doğrudan muhatabı olmayan bir kişinin evi veya işyeri aranıyorsa, aramanın dayanağı daha dikkatli incelenmelidir. Üçüncü kişinin tanıklıktan çekinme hakkı bulunması aramaya mutlak engel değildir; fakat aramanın kapsamı, amacı ve delille bağlantısı açık olmalıdır.
Gece araması
CMK m. 118’e göre konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vakti arama yapılamaz. Ancak suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan hâller, yakalanmış veya gözaltına alınmışken firar eden kişi ya da tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalarda bu yasak uygulanmaz. Bu nedenle gece yapılan aramalarda istisna sebebinin gerçekten bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Gece araması bakımından yalnızca saatin kaç olduğu değil, aramanın yapıldığı yerin niteliği ve aramanın hangi istisnaya dayandırıldığı önemlidir. Konut gibi özel hayatın en yoğun korunduğu yerlerde gece araması istisnai olmalıdır.
Arama kararını kim verir?
CMK m. 119’a göre arama kural olarak hâkim kararıyla yapılır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle arama yapılabilir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılabilmesi mümkündür. Ancak konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir; kolluk amirinin yazılı emri bu alanlar için yeterli değildir.
Bu nedenle arama dosyasında ilk bakılacak belgelerden biri arama kararı veya yazılı arama emridir. Kararı veren makam, kararın tarihi, aramanın yapılacağı yer, aramanın hangi suçla ilgili olduğu, aramanın kapsamı ve gecikmesinde sakınca bulunan hâlin gerekçesi incelenmelidir.
Aramada hazır bulunabilecek kişiler
CMK m. 120, aramada hazır bulunabilecek kişileri düzenler. Aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir; kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri ya da kendisiyle birlikte oturan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulabilir. Ayrıca kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.
Aramada hazır bulunma hakkı, işlemin denetlenebilirliği için önemlidir. Arama sırasında eşyanın nerede bulunduğu, hangi odadan alındığı, paketin kim tarafından açıldığı, hangi belge veya cihazın elkonulduğu tutanağa doğru geçirilmelidir. Hazır bulunan kişinin itirazı veya açıklaması varsa tutanağa yazılmalıdır.
Arama sonunda belge ve liste verilmesi
CMK m. 121, arama sonunda hakkında arama işlemi uygulanan kişiye istemi üzerine belge verilmesini düzenler. Aramanın hangi maddeye göre yapıldığı, soruşturma veya kovuşturma konusu fiilin niteliği, elkonulan veya koruma altına alınan eşyanın listesi ve şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemişse buna ilişkin belge verilmesi istenebilir. Elkonulan eşyanın tam bir defteri yapılmalı, eşya mühürlenmeli veya işaretlenmelidir.
Uygulamada bu liste son derece önemlidir. Çünkü sonradan hangi eşyanın, nereden, hangi miktarda ve hangi durumda alındığı bu belgeyle ispatlanır. Telefon, bilgisayar, para, belge, silah, uyuşturucu madde veya ticari defter gibi eşyalar bakımından liste ve muhafaza zinciri ayrıca önem taşır.
Elkoyma nedir? Muhafaza altına alma ile farkı
CMK m. 123, ispat aracı olarak yararlı görülen veya eşya ya da kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerlerinin muhafaza altına alınabileceğini düzenler. Yanında bulunduran kişi rızasıyla teslim etmezse bu eşya veya malvarlığı değerlerine elkonulabilir. Elkoyma, eşyanın mülkiyetinin devlete geçtiği anlamına gelmez; ceza muhakemesi amacıyla geçici şekilde tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasıdır.
Muhafaza altına alma ile elkoyma arasındaki fark, eşyanın teslim edilip edilmemesi ve işlemin niteliği bakımından önemlidir. Kişi eşyayı rızasıyla teslim ederse muhafaza altına alma; teslim etmezse elkoyma gündeme gelir. Ancak her iki durumda da eşyanın hangi amaçla alındığı, nerede saklanacağı ve ne zaman iade edileceği denetlenebilir olmalıdır.
Elkoyma kararını kim verir?
CMK m. 127’ye göre elkoyma kural olarak hâkim kararıyla yapılır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde kolluk amirinin yazılı emriyle elkoyma işlemi yapılabilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulmalı; hâkim elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde kararını açıklamalıdır. Aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.
Bu süreler özellikle uygulamada önemlidir. Hâkim onayına sunulmayan veya süresinde onaylanmayan elkoyma işlemlerinde, eşyanın iadesi ve delilin hukuka uygunluğu tartışılabilir. Ayrıca eşyasına elkonulan kişi, hâkimden her zaman bu konuda karar verilmesini isteyebilir.
Avukat bürosunda arama ve mesleki sır
Avukat bürolarında arama, savunma hakkı ve meslek sırrı nedeniyle özel usule tabidir. CMK m. 130 kapsamında avukat bürosunda arama yapılabilmesi için mahkeme kararı gerekir ve arama Cumhuriyet savcısının denetiminde yapılır. Baro başkanı veya onu temsil eden avukatın aramada hazır bulunması gerekir.
Avukat bürosunda bulunan her belgeye serbestçe elkonulamaz. Savunma ilişkisine, müvekkil sırrına veya dosyayla ilgisiz kişisel ve mesleki bilgilere müdahale edilmesi ciddi hak ihlali doğurabilir. Bu nedenle avukat bürosu aramalarında kararın kapsamı ve elkonulan belgelerin niteliği özellikle incelenmelidir.
Postada elkoyma
CMK m. 129, posta gönderilerine elkoyma konusunu düzenler. Suçun delillerini oluşturduğundan şüphe edilen ve gerçeğin ortaya çıkarılması için adliyenin eli altında olması zorunlu sayılan gönderilere, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı kararıyla elkonulabilir. Kolluk görevlileri, elkonulan gönderilerin zarflarını veya paketlerini kendiliğinden açamaz; gönderiler mühür altına alınarak yetkili makama teslim edilir.
Taşınmaz, hak ve alacaklara elkoyma
CMK m. 128, belirli katalog suçlarda ve kanuni şartların bulunması hâlinde taşınmazlara, kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına, banka veya diğer mali kurumlardaki hesaplara, şirket ortaklık paylarına, kıymetli evraka, kiralık kasa mevcutlarına, alacaklara ve diğer malvarlığı değerlerine elkoyma imkânı tanır. Bu tedbir, klasik eşya elkoymasından daha ağır ekonomik sonuçlar doğurur.
Malvarlığına elkoyma kararlarında suçla bağlantı, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, katalog suç şartı, ölçülülük ve elkonulan değerin suçtan elde edilen kazançla ilişkisi değerlendirilmelidir. Ticari faaliyeti tamamen kilitleyen veya üçüncü kişilerin haklarını ağır şekilde etkileyen kararlar ayrıca itiraz konusu yapılabilir.
Dijital materyallerde arama, kopyalama ve elkoyma
CMK m. 134, bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoymayı düzenler. Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının olmaması hâlinde bu tedbire başvurulabilir. Bu şartlar, dijital materyallerde incelemenin klasik aramadan daha sıkı değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.
Telefon, bilgisayar, harici disk, flash bellek, sunucu veya bulut verileri kişisel hayat, mesleki sır, ticari veri ve üçüncü kişilere ait özel bilgiler içerebilir. Bu nedenle dijital incelemede kararın kapsamı, hangi cihaz veya verinin inceleneceği, imaj alma işlemi, kopya çıkarma, şifre çözme, veri bütünlüğü ve inceleme sınırı dikkatle kontrol edilmelidir. Cihazın fiziksel olarak alınması ile içeriğin incelenmesi aynı hukuki anlamı taşımaz.
Hukuka aykırı delil tartışması
Arama veya elkoyma hukuka aykırı yapılmışsa, elde edilen delilin hükme esas alınıp alınamayacağı tartışılır. Bu tartışma genel cümlelerle yapılmamalıdır. Arama kararı yoksa, kararın kapsamı aşılmışsa, gece araması şartları yoksa, konut araması yetkisiz emirle yapılmışsa, elkoyma süresinde hâkim onayına sunulmamışsa veya dijital materyalde CMK m. 134 şartları yerine getirilmemişse bu hususlar ayrı ayrı gösterilmelidir.
Hukuka aykırı delil meselesi özellikle uyuşturucu, silah, kaçak eşya ve dijital delil dosyalarında belirleyici olabilir. Bazen dosyanın ana delili yalnızca arama sonucunda bulunan eşya veya dijital veridir. Bu delilin hukuka aykırı elde edildiği kabul edilirse, suçun maddi konusu veya ispat aracı dosyadan düşebilir.
Arama ve elkoyma dosyasında kontrol listesi
- Arama kararı veya yazılı emir dosyada var mı?
- Kararı veren makam yetkili mi?
- Arama yapılan yer kararda açıkça gösterilmiş mi?
- Arama gündüz mü gece mi yapılmış; gece araması ise istisna sebebi var mı?
- Aramada hazır bulunması gereken kişiler veya avukat engellenmiş mi?
- Elkonulan eşyanın tam listesi yapılmış mı?
- Hâkim kararı olmadan yapılan elkoyma süresinde hâkim onayına sunulmuş mu?
- Dijital materyal için CMK m. 134 şartları ayrıca değerlendirilmiş mi?
Sonuç
Adli arama ve elkoyma, ceza dosyalarında delilin elde edilme biçimini belirleyen en önemli koruma tedbirlerindendir. CMK m. 116-134 kapsamında aramanın dayanağı, kararı veren makam, aramanın yeri ve zamanı, hazır bulunan kişiler, tutanak düzeni, elkoymanın hâkim onayı, dijital materyal incelemesi ve hukuka aykırı delil itirazı birlikte değerlendirilmelidir. Delilin dosyada bulunması tek başına yeterli değildir; o delilin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması gerekir.